Online Dictionary

Turkish Dictionary, English Turkish Dictionary

Definition of " work " in Turkish Dictionary
Direct results
English » Turkish
work Hear the Pronunciation! {wɜ:rk}
  • {N} iş, meşguliyet, çalışma, işyeri, emek, görev, yapıt, eser, işleme
  • {V} çalışmak, çabalamak, iş yapmak, işlemek, işe yaramak, başarılı olmak, etkili olmak, meşgul olmak, seğirmek, oynamak, mayalanmak, işletmek, oynatmak, koparmak [para], sızdırmak [para]
Indirect results
English » Turkish
applique work
  • {N} aplike işi
artwork Hear the Pronunciation! {'ɑ:rt,wɜ:rk}
  • {N} sanat eseri
at work
  • {A} işte
  • {ADV} iş başında
basket-work {'bæskıt,wɜ:rk}
  • {N} hasır işi
baywork
  • {N} kafes yapı, kafes çatı
beadwork Hear the Pronunciation! {'bi:d,wɜ:rk}
  • {N} boncuk işi
black-coated worker
  • {N} büro elemanı, masa başı elemanı
blue-collar worker
  • {N} işçi: beden işçisi, işçi: fabrika işçisi
bodywork Hear the Pronunciation! {'bɒdı,wɜ:rk}
  • {N} karoser
breastwork Hear the Pronunciation! {'brest,wɜ:rk}
  • {N} göğüs siperi
bridgework Hear the Pronunciation! {'brıdʒ,wɜ:rk}
  • {N} köprü [dişçilik]
casework Hear the Pronunciation! {'keıs,wɜ:rk}
  • {N} sosyal çalışma, problemli kişilerin sosyolojik incelemesi, problemli sosyolojik durumu düzeltme çalışması
caseworker Hear the Pronunciation! {keıs'wɜ:rkər}
  • {N} sosyal görevli
child worker
  • {N} çocuklarla ilgili sosyal görevli
clerical work
  • {N} büro işi
clockwork Hear the Pronunciation! {'klɒk,wɜ:rk}
  • {N} saat mekanizması
co-worker {kəʋ'wɜ:rkər}
  • {N} iş arkadaşı, meslektaş
coachwork Hear the Pronunciation!
  • {N} karoser, üst gövde
collected work
  • {N} derleme
collected works
  • {N} derleme