Online Dictionary

Turkish Dictionary, English Turkish Dictionary

Last 20 Searches in Turkish Dictionary
çuval dolusu Turkish -> English 8:40:23
nişadır kaymağı Turkish -> English 7:52:16
çiçeklerle dolu Turkish -> English 7:42:40
bilinmezlerle dolu Turkish -> English 19:50:06
cebi dolu Turkish -> English 19:27:25
akustik siniri Turkish -> English 0:51:34
araba dolusu yük Turkish -> English 1:02:44
avuç dolusu şey Turkish -> English 11:34:20
boş atıp dolu tutmak Turkish -> English 19:59:32
ağaç kökleri ile dolu Turkish -> English 9:15:40
Arabayı tamir etmeniz ne kadar sürer? Turkish -> English 12:14:48
orakla bir defada biçilen yer Turkish -> English 3:23:39
kuluçkadan bir defada çıkan civcivler Turkish -> English 3:23:37
eski çamlar bardak oldu Turkish -> English 19:08:50
bir araba dolusu şey Turkish -> English 16:26:56
dedikoduyla dolu Turkish -> English 4:52:45
arzu dolu bakmak Turkish -> English 16:30:18
bereket simgesi sayılan meyve vb. dolu boynuz Turkish -> English 5:18:09
aşk dolu Turkish -> English 5:18:00
bardak dolusu Turkish -> English 13:43:40