Online Dictionary

Turkish Dictionary, English Turkish Dictionary

Definition of " ile " in Turkish Dictionary
Direct results
Turkish » English
ile
  • {CONJ} and
  • {PREP} with, together with, by, withal, on, cum
Indirect results
Turkish » English
-ebilen
  • {A} able
-sa bile
  • {CONJ} though
... bilet lütfen.
  • {PHR} ticket: A ticket to ..., please.
7 aylık hamileyim.
  • {PHR} pregnant: I am 7 months pregnant.
abartılı konuşarak etkilemek
  • {V} snow
acele ile
  • {ADV} rush: with a rush, hurriedly, hustily, rashly, posthaste, hotfoot, headlong, headfirst
acele ile girişmek
  • {V} rush into
acele ile girmek
  • {V} rush in, nip in
acele ile gitmek
  • {V} bundle off, hotfoot it, hotfoot, fly off, nip, scamper
acele ile göndermek
  • {V} rush
acele ile kaçmak
  • {V} scoot
acele ile toplanmış
  • {A} scratch
acele ile yapılmış
  • {A} precipitant, precipitate
acele ile yapmak
  • {V} race
acele ile yazmak
  • {V} scratch, scrawl, dash down, scrabble, dash off
acele verilen karar
  • {N} snap decision
açık artırma ile satış
  • {N} sale
açık artırma ile satmak
  • {V} auction: sell at auction, auction: sell by auction, auction-off, auction, auctioneer
açık hava tiyatrosunda sergilenen oyun
  • {N} outdoor performance
acilen
  • {ADV} urgently, hastily, promptly, haste: in haste, now
English » Turkish
-phile
  • {SUFF} sever, seven, hayranı, dostu
-pile
  • {SUFF} katlı [dokuma]
-tailed
  • {SUFF} kuyruklu
a long while ago
  • {ADV} uzun zaman önce, epey zaman önce
a suspicion of a smile
  • {N} belli belirsiz gülümseme
a while
  • {N} bir süre
admiralty mile
  • {N} mil: deniz mili
agile Hear the Pronunciation! Hear the Pronunciation! {'ædʒəl, 'ædʒaıl}
  • {A} çevik, atik, kıvrak, becerikli
aileron Hear the Pronunciation! {'eılə,rɒn}
  • {N} kanatçık [uçak], eleron
air mile
  • {N} mil: hava mili
Anglophile Hear the Pronunciation! {'æŋglə,faıl}
  • {A} İngiliz hayranı
  • {N} İngiliz hayranı, Anglofil
antifebrile {,æntı'fi:braıl}
  • {N} ateş düşürücü ilaç
  • {A} ateş düşürücü
antimissile {,æntı'mısəl}
  • {N} füzesavar
aquilegia Hear the Pronunciation!
  • {N} hasekiküpesi
Are these figures very fragile?
  • {PHR} kırılgan: Bu figürler kırılgan mı?
artificial smile
  • {N} sahte gülücük
assailed by doubts
  • {A} kapılmış: şüpheye kapılmış
assailed by fear
  • {A} kapılmış: korkuya kapılmış, düşmüş: içine korku düşmüş
assailer
  • {N} saldırgan, eleştirici, dil uzatan
atomic pile
  • {N} nükleer reaktör, atom reaktörü