Online Dictionary

Turkish Dictionary, English Turkish Dictionary

Last 20 Searches in Turkish Dictionary
avuç dolusu Turkish -> English 3:37:47
acı dolu Turkish -> English 11:45:07
dolayısıyla Turkish -> English 0:12:14
kadın şapkacısı Turkish -> English 0:22:51
Trenimi nerede değiştirmeliyim? Turkish -> English 0:22:31
eski çamlar bardak oldu Turkish -> English 11:31:08
adam yerine koyulmayan kimse Turkish -> English 19:26:51
Ben ödeme yaptım! Turkish -> English 8:16:21
bir defa Turkish -> English 10:46:55
denize dayanıklı Turkish -> English 9:53:32
Hindistan cevizi liflerinden yapılmış Turkish -> English 20:40:40
nişadır kaymağı Turkish -> English 15:45:22
akustik siniri Turkish -> English 18:48:09
çıplak kız resimleri ile dolu Turkish -> English 0:26:10
boş atıp dolu tutmak Turkish -> English 21:36:00
bir araba dolusu Turkish -> English 12:17:33
dedikoduyla dolu Turkish -> English 0:43:44
bir madde ile dolu yer Turkish -> English 19:55:40
deyimlerle dolu Turkish -> English 9:39:55
cebi dolu Turkish -> English 5:45:15